Çumranın Sesi

Çumranın Sesi

29 Ekim 2020 Perşembe
Deprem riski her zaman var!
Konya’da geçmişte yıkıcı depremler yaşanmadığını kaydeden Prof. Dr. Yaşar Eren, “Konya’da 6-6.5 büyüklüğündeki bir depremin olabilme ihtimali göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Kategori : ÇUMRA
01 Ekim 2019 06:03
 
Deprem riski her zaman var!
Konya’da geçmişte yıkıcı depremler yaşanmadığını kaydeden Prof. Dr. Yaşar Eren, “Konya’da 6-6.5 büyüklüğündeki bir depremin olabilme ihtimali göz önünde bulundurulması gerekiyor.

İstanbul’da geçtiğimiz hafta meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem Türkiye’nin yeniden deprem gerçeğiyle yüzleşmesini sağladı. Depremden sonra GSM şirketlerinin hatları çalışmadı. Türkiye, bir deprem anında kriz yönetimini dahi başaramadı. Konya, Türkiye’nin deprem açısından en az riskli bölgelerinden biri olmasına rağmen çevresinde aktif fay hatları mevcuttur. Konya Fay Zonu, Karaömerler, Yazır, Divanlar ve Altınekin fay zonları Konya’nın da deprem riski altında olduğunu ortaya koyuyor. Eski Deprem Bölgeleri Haritasına göre Konya’nın yüzde 8’i 1. Dereceden deprem riski altında bulunuyor. Yüzde 17’isi ikinci, yüzde 40’ı üçüncü, yüzde 27’si ise dördüncü dereceden deprem riski altında bulunuyor. Akşehir, Ilgın, Doğanhisar ve Tuzlukçu birinci dereceden deprem, Hüyük ve Yunak ikinci dereceden deprem bölgeleri arasında yer alıyor. Konya şehir merkezi ise dördüncü dereceden deprem bölgesi sınırları içinde bunuyor.

TÜRKİYE BİR DEPREM ÜLKESİ

Konya Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Eren, Konya bölgesinde aktif veya potansiyel olarak aktif önemli uzunluklarda faylar bulunduğuna dikkat çerkerek, oluşma ihtimali az da olsa 6-6.5 büyüklüğünde bir depremin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Eren, “Ülkemiz bir deprem bölgesi. Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alıyor. Deprem ülkemizin bir gerçeği. Yüzlerce kilometre uzunlukta önemli faylar var. Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu Fay zonu, Bitlis-Zağros Kenet Kuşağı ve Kıbrıs-Ege gibi aktif faylar var. Bunlar geçmişte deprem ürettiler. Gelecekte de üretecekler. Ülke olarak deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak, çalışmalar yapmalıyız” dedi.

FAY ZONLARI DEPREM ÜRETEBİLİR

Konya’nın Orta Anadolu Ovalar Rejimi Tektonik bölgesinde yer aldığını ve aluviyal bir zemin üzerinde kurulu olduğu için deprem üreten faylardan iki türlü etkilenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Eren, şunları söyledi: “Konya Ovası dışında bulunan Akşehir Fay Zonu, Tuz Gölü Fay Zonu ve Ecemiş Fay zonu gibi önemli uzunluklara varan faylardan oluşacak depremlerden etkilenebilir. Bunlar üzerinde meydana gelecek depremler Konya’yı da etkileyebilir. Akşehir 2001’de meydana gelen deprem Konya’ yı da da etkilemişti. Bazı evlerin camları kırılmıştı. Konya ovası üç kenarı faylarla çevrili bir çöküntü havzası. Bu havzanın batı tarafını Konya fay zonu, kuzeyini Kara Ömerler fay zonu. Doğu tarafını ise divanlar fayı sınırlıyor. Konya fay zonu aktif bir fay zonudur. Türkiye Diri Fay Haritası’nda 2011 yılından beri Konya Fay Zonu yer alıyor. 50 kilometre uzunluğu var. 5-8 kilometre genişliğinde normal bir faydır.”

TARİHTE YIKICI DEPREMLER YAŞANMADI

Konya tarihinde yıkıcı depremlerin hemen hemen hiç bilinmediğini kaydeden Prof. Dr. Eren, “Bu faylar çevre il ve ilçeler için potansiyel açıdan tehdit oluşturur. Ancak, bilinen tarihsel dönem içinde bu faylara bağlı olarak gelişmiş yıkıcı depremler hemen hemen bilinmemektedir. Ayrıca, sismik açıdan kayıtların tutulduğu dönemlerde de, özellikle Konya il merkezi ve çevresinde beklenenden daha az etkinlik bulunmaktadır. Bu durum ana olarak, ya söz konusu fayların oluşturduğu depremlerin tekrarlanma aralıklarının oldukça uzun (yüz yıllar veya bin yıllar) olmasından veya bu faylardaki hareketin tektonik açıdan çok yavaş ve sürekli bir şekilde gelişmesinden kaynaklanmaktadır. Sismik etkinliğin, Yazır bölgesinde eski depremlerin yüzey kırıklarını yansıtan neptünyen daykların ve ender de olsa büyüklüğü 5’e varan depremlerin varlığı, bölgede her iki seçeneğin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bölgedeki fayların büyük bir bölümü egemen olarak normal fay karakterlidir. Bu nedenle bölgede oldukça büyük magnitüdlü deprem oluşması ihtimali azdır. Konya il merkezinin bulunduğu kesimde de tarihsel dönem içinde yıkıcı bir deprem kaydedilmemiştir” dedi.

6-6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLABİLİR

“Konya yıkıcı depremlerden etkilenme sıklığı açısından Türkiye’nin en güvenilir yerlerinden biridir” diyen Prof. Dr. Eren, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ancak bu hiçbir zaman Konya’da deprem olmaz anlamına gelmiyor. Konya, bir Bolu, bir Erzincan, Bingöl değildir. Fay türü de farklı olduğu için Konya bölgesindeki faylar 6-6,5 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylardır. Konya fay zonu üzerinde birçok yapı var. Konya’yı etkileyebilecek en önemli zon Konya fay zonu. 5 büyüklüğüne varan depremler bu fay zonu üzerinde meydana geldi. Şehrin de buna göre hazırlanması gerekiyor. Konya’da yapılması gereken uygun zemin üzerine, uygun yüksekliklerde her türlü mühendislik hizmetlerini tam olarak almış binalar yapılmalı. Konya’da da Türkiye’de de bu tür binalar yapılmalı. Konya fay zonunun geçtiği Selçuklu’nun batı kesiminde jeolojik etüdler çok ciddi şekilde yapılmalı. Önemli yapıların temelleri Belediye tarafından oluşturulacak yetişmiş Jeoloji mühendisleri tarafından tek tek kontrol edilmeli, fayın buradan geçip geçmediği mutlaka belirlenmeli ve buna göre bir çalışma yapılmalı. Ona göre çalışmalar yapılmalı. Deprem mutlaka olacak ama binalarımızı sağlam yaparsak, önemli bir can kaybı yaşanmayacaktır.”



Kaynak:Merhaba

Okunma : 751
Gündem haberleri
Çumra'da cinayet : 1 ölü
28 Ekim 2020 Okunma: 2694 ÇUMRA
Eski Sağlık Bakanı MHP'li Osman Durmuş Hayatını Kaybetti
27 Ekim 2020 Okunma: 669 GÜNDEM
Çumra müftülüğünden mevlid kandili programı
27 Ekim 2020 Okunma: 629 ÇUMRA
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın