Çumranın Sesi

Çumranın Sesi

26 Ekim 2020 Pazartesi
UNUTMAYACAĞIZ 12 EYLÜL 1980 "UNUTURSAK KANIMIZ KURUSUN"
12 Eylül 1980 Unutmayacağız, unutturmayacağız.
Kategori : ÇUMRA
12 Eylül 2019 08:52
 
UNUTMAYACAĞIZ 12 EYLÜL 1980
12 Eylül 1980 Unutmayacağız, unutturmayacağız.

“En güçlü silah, fikir; en güçlü fikir, Türk Milliyetçiliğidir.” şuuruyla üniversitelerimizde hem kendilerini hem de Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş temiz vatan evlatlarını kökü dışarıda bulunan fikir akımlarından, bunların terörist yapılanmalarından korumak isteyen Türk Milliyetçileri şehit edilmeye başlanmıştır. Fikrinden başka silahı bulunmayan pek çok Ülküdaşımız ilki Ruhi Kılıçkıran olmak üzere vahşice şehit edilmiştir. Odalarını silah deposuna çevirdiği hâlde insan haklarından, kardeşlikten, özgürlükten bahseden, profesörlük unvanını kendine kalkan yapan sözde aydınların üniversitelerde beslediği teröristler bir oldubitti ile ülkenin bir Sovyet peyki hâline getirilmesi için terörü araç olarak kullanmışlardır.

Bir memleket zora girdiğinde ortalıkta kimse görünmezken sağına soluna bakmadan meydana atılanlar, harim-i namus çiğnenmesin diye tatlı canından geçenler o memleketin en has evlatlarıdır. Türk tarihi destanlar çağından günümüze bunun bayraklaşmış timsalleriyle doludur. Çok şükür ki bu timsallerden bir tanesi de mensubu olmaktan şeref duyduğumuz Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.

Komünist teröristlerce şehit edildiğimiz yetmezmiş gibi ordunun içerisine sızmış bulunan mandacı zihniyetin çocukları 12 Eylül 1980 tarihinde üzerimizden tanklarla geçmiş, darbe ile alnımıza vatan hainleriyle bir tutulma lekesi çalmaya kalkmıştır. İşkenceler, insanlık dışı muamelelere hatta darağaçlarına rağmen bu lekeyi kabullenmedik, alnımıza sürmelerine müsaade etmedik.

Savcı Nurettin Soyer’in tarihe utanç vesikası olarak geçmiş ve içeriği iftiralarla doldurulmuş olan iddianamesiyle başta Milliyetçi Hareket Partisinin lideri Alparslan Türkeş olmak üzere yüzlerce Ülkücü dava adamı yargılanmış ve idamla cezalandırılmaları talep edilmiştir. 587 sanıklı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” başlamıştır. 29 Nisan 1981 tarihinde her satırı gerçek dışı ifadelerden oluşan 945 sayfalık bir iddianame ile başlayan ve “TCK’nın 146 ve 149. maddelerinde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet oluşturmak” suçlaması ile açılan davalarda, Alparslan Türkeş’in de içinde bulunduğu 220 kişinin idamı istenmiştir. 5 yıl 11 ay 8 gün süren yargılama, 7 Nisan 1987 tarihinde sonuçlanmıştır. Mahkeme sonucunda 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş, 7 Nisan 1985 tarihinde tahliye edilmiştir.

Yapılan sözde yargılama sonucunda Ülküdaşlarımız Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Halil Esendağ, Selçuk Duracık idam edilmiş, nice dava arkadaşımız çeşitli cezalara çarptırılmış ve bazıları da yargılanma sona ermeden ilahi rahmete kavuşmuşlardır.

Gencecik fidanlarımızı görevli cellatlar aramızdan alırken, “vatan”, “bayrak”, “millet” ve “bağımsızlık” diyen dava arkadaşlarımızı vahşiler katlederken vakarımızdan sesimizi dahi çıkarmadık. Bu alçakça teşebbüsün içerisinde yer alanlarla; vatanın sahiplerine işkenceleri, idamları reva görenlerle şerefli Ordumuzu asla bir ve aynı görmedik. Ordumuzun Peygamber Ocağı, devletimizin baba ocağı olduğunun şuuruyla hareket ettik. Cezaevlerini taş medrese, Hazreti Yusuf’un uğradığı iftiraya mülhem Yusufiye bildik. “Zalimlerin bir hesabı varsa şüphesiz ki Allah’ın hesabı en güzel hesap, adaleti en güzel adalettir.” dedik. Vatan, millet aşkıyla çilehanelerde çile doldurduk ancak kalplerimize ümitsizliğin zerresi giremedi.

Biz, devleti ele geçirenlerin kurduğu göstermelik cunta mahkemelerinde İstiklâl Marşı’nı haykırarak milletin istiklâline sahip çıkanlarız.

Biz, ya İstiklâl ya ölüm parolasıyla ölümü öldürenleriz.

Biz, varlığını Türk varlığına armağan edenleriz.

Biz, celladından helallik isteyen, geride kalanlarımıza davamızı miras bırakanlarız.

Biz Türk milletinin kendi dikeni ile kanayan gülleriz.

Biz, geceyi aydınlatan umut ışığıyız.

Biz, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’iz.

Ne 12 Eylül öncesini ne de kahpe 12 Eylül’ü unuttuk.

12 Eylül'ü unutmak kendini inkâr etmektir. Başta Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş olmak üzere ebedîyete irtihal etmiş dava adamlarının, gerek 12 Eylül öncesinde verdikleri destansı mücadelede şehadet şerbetini içen, gerekse 12 Eylül’ün idama reva gördüğü her biri ışığımız olan 9 yiğit Ülküdaşımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun. O günleri yaşayan ve bugün hayatta olan kıymetli Ülküdaşlarımıza Allah sağlıklı ömürler versin. 

Unutursak kanımız kurusun.

Nazif Karagöz

Cumraninsesi.com

 


Okunma : 396
Bugünün en çok okunan haberleri
Gündem haberleri
Kovid-19 Aşı Denemelerinde İlk Ölüm Gerçekleşti
22 Ekim 2020 Okunma: 1350 GÜNDEM
Hazineden Ne Kadar Yardım Alacaklar
22 Ekim 2020 Okunma: 1156 GÜNDEM
Çumra nöbetçi eczane 22 ekim 2020
22 Ekim 2020 Okunma: 1028 NÖBETCİ ECZANE
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın