Myanmar'ın Arakan eyaletinde son 3 günde ordu mensuplarının yaptıkları saldırılarda 2 ila 3 bin arası Müslüman'ın katledildiği, 100 binden fazla Müslüman'ın da yerinden edildiği açıklanırken, BM, ''Arakan'daki sivil katliamından endişeliyiz'' demekle yetiniyor.
Myanmar'da Müslümanlar'a yönelik saldırılar katliama dönüştü. Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamlarını sürdüren Myanmar ordusunun saldırılarından kaçmaya çalışan binlerce Arakanlı ise yaşadıkları bölgeleri terk etti. Arakanlı Müslümanları tanımayan ve 'Bengal' olduğunu iddia eden Myanmar yönetimi 1948'ten günümüze kadar sistematik bir katliam politikası izliyor. Uluslararası toplum ise her zaman olduğu gibi yaşananlara tepkisiz.
Avrupa Rohingya Konseyi (ERC) Sözcüsü Dr. Anita Schug, Myanmar'ın Arakan eyaletinde son 3 günde ordu mensuplarının yaptıkları saldırılarda 2 ila 3 bin arası Müslüman'ın katledildiğini, 100 binden fazla Müslüman'ın da yerinden edildiğini söyledi.
Sözcü Schug, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Arakan'da son günlerde Müslümanlara karşı ordu mensuplarının yaptığı katliamlar 2012 ve geçen yıl ekim ayında yaşananlardan kat kat daha fazla. Durum hiç bu kadar kötü olmamıştı.
Arakan'da yaşanılan yavaşlatılmış bir soykırım ile karşı karşıyayız." dedi.
Sadece Arakan'ın Rathedaung kentine bağlı Saugpara köyünde önceki gün 900-1000 arasındaki Müslüman'ın öldürüldüğü bilgisini aktaran Schug, bu katliamdan sadece bir erkek çocuğun hayatta kaldığını belirtti.
''KATLİAMLARIN ARKASINDA MYANMAR ORDU MENSUPLARI VAR''
İsviçre'de tıp doktoru olarak çalışan Schug, Arakan'da sahada bulunan tüm aktivist ve yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, son üç günde Arakan'ın çeşitli köylerinde en az 2-3 bin Müslümanın katledildiğini söyledi. Schug, katliamların arkasında Myanmar ordu mensuplarının olduğunun altını çizdi.
Arakan'da 100 binden fazla sivilin dün itibariyle yerinden edildiğini anlatan Schug, 2 bin Arakanlı Müslüman'ın Myanmar-Bangladeş sınırında mahsur kaldığını, sınırın Bangladeş tarafının hükümet tarafından kapatıldığını belirtti.
ERC Sözcüsü, yine Anaukpyin ve Nyaungpyingi köylerinin yerli Budisthalk tarafından kuşatıldığı bilgisini paylaşarak, "Bu kişiler Myanmar hükümetine mektup yazarak masum olduklarını ve hiçbir suça bulaşmadıklarını belirttiler, kuşatmanın kaldırılmasını ve acilen köylerden tahliye edilmelerini talep ettiler.
Fakat, Myanmar hükümeti cevap dahi vermedi. Tam sayılarını bilmiyoruz, ama bu köylerdeki yüzlerce kişinin hayatı tehlikede." dedi.
Rathedaung kentine bağlı Auk Nan Yar kentinden 23 Ağustos'da 100 kadar köylünün de bilinmeyen bir yere götürüldüğünü anlatan Schug, bu kişilerin öldürüldüğünden endişe edildiğini kaydetti.
Schug, Arakan'daki katliamın durdurulması için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
BM, ARAKAN'DAKİ SİVİL KATLİAMINDAN ENDİŞELİ
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Myanmar'ın Arakan eyaletinde "güvenlik operasyonu" sırasında sivillerin öldürülmesinden derin endişe duyduğunu açıkladı.
BM Genel Sekreterliği'nden yapılan açıklamaya göre, Guterres, son şiddet olaylarının Myanmar güvenlik güçlerine 25 Ağustos'ta yapılan saldırı üzerine başladığını ve söz konusu saldırıyı kınadığını hatırlattı.
Bu şiddet olaylarının temelinde yatan sorunların çözülmesinin önemine vurgu yapan Guterres, Myanmar hükümetinin ihtiyaç içinde olanlara yardım ve güvenlik sağlama sorumluluğu olduğunu belirtti.
BM'nin eski Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı rapordaki önerilere tam destek verdiğini de ifade eden Guterres, Myanmar hükümetinden bu önerileri etkili bir şekilde uygulamasını istedi.
BANGLADEŞ'E ÇAĞRI
Guterres, Bangladeş'e de çağrı yaparak, "onlarca yıldır Myanmar'dan kaçan sığınmacılara ev sahipliği yapan bu ülke" yöneticilerinden, Rohingyaların Bangladeş'e sığınmasına izin vermeye devam etmeleri talebinde bulundu.
İnsani yardım kuruluşu çalışanlarının şiddet olaylarından etkilenen bölgelere girmelerine izin verilmesini de isteyen Guterres, BM'nin bu anlamda Myanmar ve Bangladeş'e gerekli desteği vermeye hazır olduğunu bildirdi.
Arakan eyaletinde geçen yıl ekim ayında polis kontrol noktalarına yapılan ve 9 polisin hayatını kaybettiği saldırıların ardından Myanmar ordusunun başlattığı operasyonlar, Müslüman azınlığı büyük şiddet dalgasına maruz bırakmıştı.
Operasyonlar nedeniyle 90 binden fazla Arakanlı Müslüman yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştı. Rohingya azınlığın temsilcileri, operasyonlarda bugüne kadar yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiğini belirtiyor.
Benzer bir saldırının 25 Ağustos'ta yapılmasının ardından Myanmargüvenlik güçlerinin Müslümanlara yönelik yeni operasyonlarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, birçok kişinin de evlerini terk ettiği bildirildi.
Kaynak:Ortadoğu


